DOLAR
Alış: 49.66
Satış: 49.86
EURO
Alış: 55.38
Satış: 55.60
GBP
Alış: 66.04
Satış: 66.53
Kocamın İhanetinden Kaçıp Dedemin Kulübesine Sığındım: Kutudaki Büyük Sır
“Dede… Sen ne yaptın böyle?”
Yağlı bezin içinden çıkan eski fotoğrafa bakarken bütün bedenim titriyordu. Fotoğrafta kocam Tufan vardı. Yanında, bir yıl boyunca beni aldattığı kadın, Ece duruyordu. Fakat fotoğrafın arkasındaki tarih tam altı yıl öncesini gösteriyordu.
Demek ilişkileri yalnızca bir yıl sürmemişti.
Fotoğrafın altında pirinç bir anahtar, mühürlü bir zarf ve küçük bir ses kayıt cihazı bulunuyordu. Dedemin mektubunun son sayfasını açtım.
“İdil, bu fotoğrafı gördüğünde canın yanacak. Ama gördüklerin, bilmen gerekenlerin başlangıcı. Önce kaydı dinle. Sonra anahtarın üzerindeki numarayı takip et. Ve sakın Tufan’a burada olduğunu söyleme.”
Cihazı çalıştırdım. Önce dedemin öksürüğü duyuldu.
“Güzel kızım, belki bana kızacaksın. Bildiklerimi neden daha önce anlatmadığımı soracaksın. Çünkü elimde kesin delil olmadan yuvanı yıkmak istemedim. Şimdi beni dikkatle dinle.”
Ardından başka bir kayıt başladı.
Tufan’ın sesiydi.
“Yaşlı adam şüpheleniyor. Tapu işini İdil’e fark ettirmeden bitirmeliyiz.”
Bir kadın karşılık verdi:
“Merak etme. İmzasını taklit etmek zor değil. İdil zaten sana her konuda güveniyor.”
Kadının Ece olduğunu anlamak için ikinci kez dinlemem gerekmiyordu.
Kalbim öylesine hızlı çarpıyordu ki kulübenin sessizliğinde duyulacağını sandım.
Hangi tapudan söz ediyorlardı? Dedemin bana bırakacak değerli bir şeyi olmadığını biliyordum. Üstelik yıllardır kiralık evlerde yaşamıştık.
Zarfı açtım. İçinden dedemin üzerine kayıtlı, ormanın ötesindeki yüz kırk dönümlük araziye ait tapu fotokopileri çıktı. Bir de sararmış gazete kupürü vardı: “Yeni çevre yolu projesi bölgedeki arazilerin değerini artıracak.”
Kupürün tarihi üç yıl önceydi.
Mektupta dedem şöyle yazmıştı:
“Bu topraklar büyükbabamdan kaldı. Çorak sanıldığı için kimse ilgilenmedi. Yol projesi açıklanınca şirketler kapımı çalmaya başladı. Ben satmadım. Sana bırakmak istedim. Ama Tufan’ın araziyi benden habersiz elden çıkarmaya çalıştığını öğrendim.”
Aklıma bir şey geldi. Tufan yıllar önce benden vekâletname istemiş, banka işlemleri için gerekli olduğunu söylemişti. Hiç sorgulamadan imzalamıştım.
Mektubun devamını okudum:
“Bir insanın güvenini çalmak, parasını çalmaktan ağırdır. Anahtar, kasabanın eski emanet kasasına ait. Belgelerin asılları orada. Avukatımın adı Nihat Soylu. Ona güvenebilirsin.”
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
