DOLAR
Alış: 49.66
Satış: 49.86
EURO
Alış: 55.38
Satış: 55.60
GBP
Alış: 66.04
Satış: 66.53
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
28.10.2026
139 Görüntüleme
Komşum bana her gün evimden çığlıklar yükseldiğini söyledi.
- Elif, yatağın altında nefesini tutmuş yatıyordu. Murat’ın sesi hoparlörden gelmeye devam ediyordu. — İşe gitmediğini nereden biliyorsun? Kadın kısa bir kahkaha attı. — Çünkü arabası iki sokak ötede park halinde. Ben de merak edip baktım. Ayrıca Nermin Hanım’ın kapısının önünde sabahtan beri dikilip duruyorum. Elif eve geri döndü. Onu arka bahçe kapısından girerken gördüm. Elif’in midesi kasıldı. Demek kadın onu görmüştü. Ve hâlâ yatak odasındaydı. Hâlâ o topuklu ayakkabıların birkaç adım ötesindeydi. Murat’ın sesi tekrar duyuldu. — Elif şu an nerede? — Bilmiyorum. Ama evde olduğuna eminim. — Onu bul. Ve sakın panik yapma. Her şey plana uygun gidiyor. Elif telefonunu kavradı. Parmakları o kadar titriyordu ki ekrana dokunmakta zorlanıyordu. Numarayı tuşladı. 1-1-2. Ama arayamadı. Çünkü kadın yatağın kenarına oturdu. Yatak gıcırdadı. Elif’in üzerine bir gölge düştü. Kadın eğildi. Yatağın altına bakıyordu. Elif gözlerini kapattı. Nefesini tuttu. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki kaburgalarını kıracak gibiydi. — Elif? diye seslendi kadın. — Biliyorum oradasın. Çık dışarı. Seninle konuşmamız lazım. Sessizlik. — Murat seni görmek istiyor. Elif’in boğazı düğümlendi. İki yıl. İki yıl boyunca onun öldüğüne inanmıştı. Cenazesine gitmişti. Mezarına çiçek bırakmıştı. Ve şimdi… şimdi o ses, o adam, başka bir kadının telefonundan konuşuyordu. Kadın tekrar konuştu. — Bak, sana zarar vermeyeceğim. Sadece konuşmak istiyoruz. Murat senin için endişeleniyor. Elif’in gözleri doldu. Ama öfke de vardı. Derin bir nefes aldı. Sonra yataktan yuvarlanarak çıktı. Kadın irkildi. Karşısında diz çökmüş, saçları dağılmış, gözleri kızarmış bir kadın vardı. Ama Elif’in gözlerinde korku yoktu. Öfke vardı. — Sen kimsin? dedi Elif, sesi titrekti ama kararlıydı. Kadın ayağa kalktı. Zarif, bakımlı, kusursuz. — Ben Selin. Murat’ın… eşi. Elif’in dünyası bir kez daha sarsıldı. — Eşi mi? Ben onun eşiyim. Selin başını hafifçe yana eğdi. — Hayır. Sen onun eski eşisin. Resmi olarak. Murat iki yıl önce ölmedi. Sadece… kayboldu. Ve benimle yeni bir hayat kurdu. Elif’in elleri yumruk oldu. — Yalan söylüyorsun. — Keşke söyleseydim. Telefon hâlâ açıktı. Murat’ın sesi geldi. — Elif. Seni duyabiliyorum. Lütfen Selin’e zarar verme. Her şeyi açıklayacağım. Elif telefonu Selin’in elinden kaptı. — Murat! Seni öldü sanıyordum! Cenazene gittim! Mezarına çiçek bıraktım! Neredesin sen? Uzun bir sessizlik oldu. Sonra Murat konuştu, sesi titriyordu. — Elif, seni çok seviyordum. Hâlâ seviyorum. Ama o kaza… o kaza benim yüzümden oldu. Benim borçlarım yüzünden. O gece arabada ben vardım. Ama ölmedim. Kaçtım. Kimliğimi değiştirdim. Seni korumak için. — Korumak için mi? Beni iki yıl boyunca ölü bıraktın! Her gece ağladım! Her gece! — Biliyorum. Ve her gece ben de ağladım. Ama seni o insanlardan korumam gerekiyordu. Hâlâ da gerekiyor. Elif, şu an evinde güvende değilsin. Nermin Hanım… o benim annem. Elif’in gözleri fal taşı gibi açıldı. — Ne? Selin araya girdi. — Murat, yeter. Ona her şeyi anlatma zamanı değil. Önce onu buradan çıkarmalıyız. Elif geri çekildi. — Siz delisiniz. İkiniz de delisiniz. Ben polisi arayacağım. Tam o anda alt kattan bir ses geldi. Nermin Hanım’ın sesi. — Elif? Kızım? İyi misin? Kapıyı açtım, içeri girdim. Merak ettim seni. Selin gözlerini kıstı. — Lanet olsun. O da burada. Elif şaşkınlıkla Selin’e baktı. — Nermin Hanım mı? Ne oluyor?
- Selin elini Elif’in koluna koydu. — Dinle beni. Nermin Hanım Murat’ın annesi. Ama Murat’ın öldüğünü sanıyor. Biz ona gerçeği söylemedik. O hâlâ oğlunun öldüğüne inanıyor. Ama şimdi… şimdi bir şeyler ters gidiyor. Nermin Hanım son birkaç gündür garip davranıyor. Evinden çığlıklar geldiğini söyleyen o. Ama aslında çığlıkları kendi evinden duyuyor. Kendi içindeki seslerden. Elif başını iki yana salladı. — Anlamıyorum. Ne demek istiyorsun? Selin derin bir nefes aldı. — Nermin Hanım Alzheimer hastası. Murat öldükten sonra iyice kötüleşti. Bazen senin evinde olduğunu sanıyor. Bazen Murat’ın hâlâ yaşadığını. Bazen de… bazen seni kendi kızı sanıyor. O çığlıklar… onlar Nermin Hanım’ın kendi çığlıkları. Kafasının içindeki. Elif yatağın kenarına oturdu. Bacakları tutmuyordu. — Peki sen? Sen kimsin? Neden buradasın? Selin yanına oturdu. — Ben Murat’ın bakıcısıyım. Son iki yıldır. Murat kaçtıktan sonra annesini bana emanet etti. Ben de onunla ilgilendim. Ama Nermin Hanım’ın durumu kötüleşince… Murat’ı aradım. Ve o da gelmemi söyledi. Seni korumamı. — Beni mi korumanı? Neden? — Çünkü Murat’ın borçlu olduğu insanlar hâlâ peşinde. Ve senin hâlâ Murat’ın karısı olduğunu biliyorlar. Seni kullanarak ona ulaşmaya çalışıyorlar. O yüzden Murat seni uzak tutmak için öldüğünü söyledi. Ama şimdi… şimdi durum değişti. O insanlar senin evini buldu. Ve buraya geliyorlar. Tam o anda alt kattan Nermin Hanım’ın sesi yükseldi. — Murat? Oğlum? Sen misin? Kapıda bir araba var. İçinde iki adam. Murat, oğlum, neredesin? Selin ayağa fırladı. — Geldiler. Elif de ayağa kalktı. — Ne yapacağız? Selin çantasından bir anahtar çıkardı. — Arka bahçedeki kulübenin altında bir mahzen var. Murat orayı hazırlattı. Şimdi oraya gidiyoruz. Nermin Hanım’ı da alacağız. — Ama Nermin Hanım… o hasta. Ona nasıl anlatacağız? Selin kapıya yöneldi. — Anlatmayacağız. Sadece onu alıp götüreceğiz. Hadi, Elif. Zaman yok. Elif bir an durdu. Murat’ın fotoğrafına baktı. Sonra telefonunu cebine koydu. — Tamam. Gidelim. Alt kata indiklerinde Nermin Hanım kapının önünde duruyordu. Gözleri boşluğa bakıyordu. — Murat? Oğlum? Sen misin? Selin nazikçe koluna girdi. — Nermin Hanım, ben Selin. Murat’ın arkadaşı. Hadi, seni biraz gezmeye götürelim. Nermin Hanım direnmedi. Ama kapıdan çıkarlarken Elif’e döndü. — Elif kızım, sen de gel. Murat seni çok özledi. Elif’in gözleri doldu. — Geliyorum, Nermin Hanım. Geliyorum. Arka bahçeye çıktıklarında sokaktan bir araba sesi geldi. Selin hızlandı. — Koşun! Kulübenin altındaki mahzene indiklerinde Elif hâlâ nefes nefeseydi. Selin kapıyı kapattı. Mahzen karanlıktı ama Selin telefonunun ışığını yaktı. Küçük bir oda. Bir yatak, bir sandalye, bir radyo. Ve duvarda asılı bir fotoğraf. Murat’ın fotoğrafı. Elif fotoğrafa baktı. — O… o hâlâ hayatta mı? Selin başını salladı. — Evet. Ama şu an burada değil. Yurt dışında. Borçlarını kapatmaya çalışıyor. Seni buraya getirmemi istedi. Çünkü seni korumanın tek yolu bu. Nermin Hanım yatağa oturdu. — Murat? Oğlum? Nerede? Selin onun yanına oturdu. — Birazdan gelecek, Nermin Hanım. Birazdan. Elif duvara yaslandı. İki yıl. İki yıl boyunca onun öldüğüne inanmıştı. Ve şimdi… şimdi her şey değişmişti. Kocası yaşıyordu. Ama onu korumak için ölmüş gibi yapmıştı. Ve şimdi o insanlar peşindeydi. Telefonu titreşti. Ekranda bir mesaj vardı. Bilinmeyen bir numaradan. “Elif, ben Murat. Seni seviyorum. Ve bu kez seni bırakmayacağım. Sadece biraz daha dayan. Her şey bitecek.” Elif telefonu göğsüne bastırdı. Gözlerinden yaşlar akıyordu. Ama bu kez korkudan değil. Umuttan. — Tamam, diye fısıldadı. — Dayanacağım. Mahzenin kapısına doğru baktı. Dışarıda ayak sesleri vardı. Yaklaşıyorlardı. Ama Elif artık yalnız değildi. Ve bu kez kaçmayacaktı. Bu kez savaşacaktı. Devamı için: Elif, Selin ve Nermin Hanım mahzende saklanırken, Murat yurt dışından dönüş planları yapıyor. Ancak Nermin Hanım’ın hastalığı ilerledikçe gerçeklerle kurguları birbirine karışacak. Ve Elif, Murat’ın geçmişindeki karanlık sırrı öğrendiğinde, onu affedip affedemeyeceğine karar vermek zorunda kalacak.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Galeriler
-
Şimdi Hesap Zamanı Türkiye’ye Getirildi
-
Emekli polis ailesini ne yazıkki
-
İsrail’de Oyların Büyük Bölümü Sayıldı!
-
Bronşit ve öksürüğü
-
Paylaşılan kareler, platform kullanıcıları arasında tartışmalara ve çok sayıda yorum yapılmasına neden oldu
-
Temel Bir Akşam Eve Gelmiş. Karısı Fadime Kapıda Karşılamış.


