Ana Sayfa 28.10.2026 355 Görüntüleme

Komşum bana her gün evimden çığlıklar yükseldiğini söyledi.

2 / 2

Selin elini Elif’in koluna koydu. — Dinle beni. Nermin Hanım Murat’ın annesi. Ama Murat’ın öldüğünü sanıyor. Biz ona gerçeği söylemedik. O hâlâ oğlunun öldüğüne inanıyor. Ama şimdi… şimdi bir şeyler ters gidiyor. Nermin Hanım son birkaç gündür garip davranıyor. Evinden çığlıklar geldiğini söyleyen o. Ama aslında çığlıkları kendi evinden duyuyor. Kendi içindeki seslerden.

Elif başını iki yana salladı. — Anlamıyorum. Ne demek istiyorsun?

Selin derin bir nefes aldı. — Nermin Hanım Alzheimer hastası. Murat öldükten sonra iyice kötüleşti. Bazen senin evinde olduğunu sanıyor. Bazen Murat’ın hâlâ yaşadığını. Bazen de… bazen seni kendi kızı sanıyor. O çığlıklar… onlar Nermin Hanım’ın kendi çığlıkları. Kafasının içindeki.

Elif yatağın kenarına oturdu. Bacakları tutmuyordu. — Peki sen? Sen kimsin? Neden buradasın?

Selin yanına oturdu. — Ben Murat’ın bakıcısıyım. Son iki yıldır. Murat kaçtıktan sonra annesini bana emanet etti. Ben de onunla ilgilendim. Ama Nermin Hanım’ın durumu kötüleşince… Murat’ı aradım. Ve o da gelmemi söyledi. Seni korumamı.

— Beni mi korumanı? Neden?

— Çünkü Murat’ın borçlu olduğu insanlar hâlâ peşinde. Ve senin hâlâ Murat’ın karısı olduğunu biliyorlar. Seni kullanarak ona ulaşmaya çalışıyorlar. O yüzden Murat seni uzak tutmak için öldüğünü söyledi. Ama şimdi… şimdi durum değişti. O insanlar senin evini buldu. Ve buraya geliyorlar.

Tam o anda alt kattan Nermin Hanım’ın sesi yükseldi. — Murat? Oğlum? Sen misin? Kapıda bir araba var. İçinde iki adam. Murat, oğlum, neredesin?

Selin ayağa fırladı. — Geldiler.

Elif de ayağa kalktı. — Ne yapacağız?

Selin çantasından bir anahtar çıkardı. — Arka bahçedeki kulübenin altında bir mahzen var. Murat orayı hazırlattı. Şimdi oraya gidiyoruz. Nermin Hanım’ı da alacağız.

— Ama Nermin Hanım… o hasta. Ona nasıl anlatacağız?

Selin kapıya yöneldi. — Anlatmayacağız. Sadece onu alıp götüreceğiz. Hadi, Elif. Zaman yok.

Elif bir an durdu. Murat’ın fotoğrafına baktı. Sonra telefonunu cebine koydu. — Tamam. Gidelim.

Alt kata indiklerinde Nermin Hanım kapının önünde duruyordu. Gözleri boşluğa bakıyordu. — Murat? Oğlum? Sen misin?

Selin nazikçe koluna girdi. — Nermin Hanım, ben Selin. Murat’ın arkadaşı. Hadi, seni biraz gezmeye götürelim.

Nermin Hanım direnmedi. Ama kapıdan çıkarlarken Elif’e döndü. — Elif kızım, sen de gel. Murat seni çok özledi.

Elif’in gözleri doldu. — Geliyorum, Nermin Hanım. Geliyorum.

Arka bahçeye çıktıklarında sokaktan bir araba sesi geldi. Selin hızlandı. — Koşun!

Kulübenin altındaki mahzene indiklerinde Elif hâlâ nefes nefeseydi. Selin kapıyı kapattı. Mahzen karanlıktı ama Selin telefonunun ışığını yaktı. Küçük bir oda. Bir yatak, bir sandalye, bir radyo. Ve duvarda asılı bir fotoğraf. Murat’ın fotoğrafı.

Elif fotoğrafa baktı. — O… o hâlâ hayatta mı?

Selin başını salladı. — Evet. Ama şu an burada değil. Yurt dışında. Borçlarını kapatmaya çalışıyor. Seni buraya getirmemi istedi. Çünkü seni korumanın tek yolu bu.

Nermin Hanım yatağa oturdu. — Murat? Oğlum? Nerede?

Selin onun yanına oturdu. — Birazdan gelecek, Nermin Hanım. Birazdan.

Elif duvara yaslandı. İki yıl. İki yıl boyunca onun öldüğüne inanmıştı. Ve şimdi… şimdi her şey değişmişti. Kocası yaşıyordu. Ama onu korumak için ölmüş gibi yapmıştı. Ve şimdi o insanlar peşindeydi.

Telefonu titreşti. Ekranda bir mesaj vardı. Bilinmeyen bir numaradan.

“Elif, ben Murat. Seni seviyorum. Ve bu kez seni bırakmayacağım. Sadece biraz daha dayan. Her şey bitecek.”

Elif telefonu göğsüne bastırdı. Gözlerinden yaşlar akıyordu. Ama bu kez korkudan değil. Umuttan.

— Tamam, diye fısıldadı. — Dayanacağım.

Mahzenin kapısına doğru baktı. Dışarıda ayak sesleri vardı. Yaklaşıyorlardı. Ama Elif artık yalnız değildi. Ve bu kez kaçmayacaktı. Bu kez savaşacaktı.

Devamı için: Elif, Selin ve Nermin Hanım mahzende saklanırken, Murat yurt dışından dönüş planları yapıyor. Ancak Nermin Hanım’ın hastalığı ilerledikçe gerçeklerle kurguları birbirine karışacak. Ve Elif, Murat’ın geçmişindeki karanlık sırrı öğrendiğinde, onu affedip affedemeyeceğine karar vermek zorunda kalacak.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.

2 / 2

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım |
Telefon
WhatsApp