DOLAR
Alış: 49.66
Satış: 49.86
EURO
Alış: 55.38
Satış: 55.60
GBP
Alış: 66.04
Satış: 66.53
TSK’dan ihraç edilen beş teğmenle
- Türkiye’nin günlerdir konuştuğu, siyasetin ve kamuoyunun nabzını tutan olayda sular bir türlü durulmuyor. 30 Ağustos 2024 tarihindeki Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde gerçekleşen ve günlerce tartışma yaratan “kılıçlı yemin” ile “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) büyük bir yankı uyandırmıştı. Bu olayların ardından disipline sevk edilerek ihraç edilen beş teğmenin hukuki mücadelesi tüm hızıyla sürerken, adliyelerden ve idare mahkemelerinden art arda kritik haberler gelmeye devam ediyor. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu süreçte, gözler özellikle yargıdan çıkacak emsal kararlara çevrilmiş durumdaydı. Tartışmaların odağındaki isimlerden biri olan ihraç teğmenlerden gelen son haber, tüm dikkatleri bir kez daha bu dosyaya topladı. Toplumun farklı kesimlerinden tepki çeken ve günün en çok konuşulan başlıkları arasına giren olayda, mahkemenin nihai karara vardığı öğrenildi.Peki, TSK’ya geri dönmek için hukuk mücadelesi başlatan genç teğmen hakkında mahkeme tam olarak neye hükmetti? Diğer teğmenlerin dosyalarında son durum ne?
- Kara Harp Okulu’nun 30 Ağustos 2024 tarihindeki mezuniyet töreninin ardından kılıç çatarak “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edilen beş teğmenin hukuki mücadelesi, aradan geçen süreye rağmen tüm hızıyla devam ediyor. İdari yargıda verilen birbirinden farklı kararlar, karşılıklı suç duyuruları ve istinaf süreçleri, dosyayı Türkiye’nin en karmaşık hukuk mücadelelerinden biri haline getirmiş durumda. Peki, teğmenlerin göreve iade taleplerinde mahkemeler neye hükmetti? Son gelişmeler ne yönde? Mahkemelerden Farklı Kararlar: Kim Döndü, Kim Dönemedi? İhraç edilen teğmenlerin açtığı iptal davalarında yargıdan çıkan sonuçlar, dosyanın seyrini doğrudan etkiledi. İlk büyük gelişme, Teğmen Deniz Demirtaş’tan geldi. Ankara 21. İdare Mahkemesi, 26 Aralık 2025 tarihinde Demirtaş’ın ihraç işlemini oybirliğiyle iptal etti. Mahkeme, Demirtaş’a isnat edilen “hizmete engel davranışlarda bulunmak” fiilinin somut ve açık biçimde ortaya konulamadığı sonucuna varmıştı. Kararda, tören sonrası andın okunmasına ilişkin planlamanın Demirtaş ile birlikte hazırlandığının “her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delille” ispatlanamadığı belirtilmişti. Bu kararın ardından Demirtaş, 13 Mart 2026’da görevine döndü. Ancak bu sevinç kısa sürdü. Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) karara itirazı üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, 11 Mayıs 2026 tarihinde oy çokluğuyla ilk derece mahkemesinin kararının yürütmesini durdurdu. İstinaf mahkemesi, mezuniyet töreni öncesinde andın okunmasına yönelik taleplerin reddedildiği ve Tabur Komutanı tarafından “mevzuattan kaldırılan andın okunmayacağı” yönünde açık emir verildiği değerlendirmesinde bulundu. Kararda, Demirtaş’ın bu planlamada yer aldığı ve emre rağmen eyleme katıldığı vurgulandı. Böylece Demirtaş, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar üniformasını ikinci kez çıkarmak zorunda kaldı. Diğer teğmenlerin dosyalarında ise tablo daha net: Ebru Eroğlu, İzzet Talip Akarsu, Serhat Gündar ve Batuhan Gazi Kılıç’ın göreve iade talepleri, farklı idare mahkemeleri tarafından reddedildi. Eroğlu’nun davasına bakan Ankara 4. İdare Mahkemesi, eylemin “TSK’nın itibarına zarar verdiği ve kamuoyunda güven sarsıcı etki yarattığı” değerlendirmesini yapmıştı. Akarsu ve Gündar’ın davalarını karara bağlayan Ankara 20. İdare Mahkemesi ise ihraç kararının hukuka uygun olduğuna hükmetti. Avukatları, her iki mahkemenin gerekçelerinin ve hatta kullandıkları ifadelerin birebir aynı olduğunu belirterek kararların “koordine içerisinde” alındığı eleştirisini getirdi. Kılıç’ın davası ise İstanbul 14. İdare Mahkemesi tarafından oy birliğiyle reddedildi. Teğmen İlk Derece Mahkemesi Kararı Son Durum Deniz Demirtaş İhraç iptal edildi (Ankara 21. İdare Mah.) Yürütme durduruldu, istinafta Ebru Eroğlu Ret (Ankara 4. İdare Mah.) İstinaf yolu açık İzzet Talip Akarsu Ret (Ankara 20. İdare Mah.) İstinaf yolu açık Serhat Gündar Ret (Ankara 20. İdare Mah.) İstinaf yolu açık Batuhan Gazi Kılıç Ret (İstanbul 14. İdare Mah.) İstinaf yolu açık İdari Yargının Yanında Ceza Soruşturması da Başladı Teğmenlerin hukuki mücadelesi yalnızca idari yargıyla sınırlı kalmadı. İhraç kararının ardından avukatları, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı ve bugünkü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun Yüksek Disiplin Kurulu üyelerine baskı yaparak oylamayı değiştirdiği iddiasıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. İddiaya göre ilk oylamada 7 üye teğmenlerin ihraç edilmemesi yönünde oy kullanmış, ancak baskı sonucu oylama 5’e 4 ihraç yönünde değişmişti. Başsavcılık, bu başvuruyu “somut delil olmadığı” gerekçesiyle işleme koymadı. Teğmenler avukatları bu karara karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Süreç bu kez karşı hamleyle yeni bir boyut kazandı. İhraç yönünde oy kullanan dönemin Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, beş teğmen hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Şikâyette teğmenlere “kamu görevi nedeniyle alenen hakaret” ve “zincirleme iftira” suçlamaları yöneltildi. Savcılık, suç duyurusunu işleme alarak soruşturma başlattı ve beş teğmeni şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırdı. Böylece 30 Ağustos 2024’teki törenle başlayan süreç, karşılıklı suç duyurularıyla hem idari hem de adli yargıda iki ayrı kulvarda ilerleyen bir hukuk savaşına dönüştü. Hukuki Mücadelede Kritik Eşik: İstinaf Beş teğmenin tamamı için şu an en kritik aşama istinaf süreci. Deniz Demirtaş’ın dosyasında Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı, nihai karar anlamına gelmiyor; istinaf incelemesi sonucunda ya ilk derece kararı bozulacak ya da onanacak. Diğer dört teğmenin avukatları da ret kararlarını istinafa taşıyacaklarını açıklamış durumda. Teğmenlerin avukatı İbrahim Yılmaz, mahkeme kararlarının “maddi gerçeklere ve hukuka aykırı” olduğunu savunarak, özellikle “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sözünün topluca söylenmesinin ve mevzuattan kaldırılan subaylık yemininin tören bittikten sonra okunmasının suç teşkil ettiği yönündeki gerekçeyi eleştirmişti. Gözler şimdi Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin vereceği kararlarda. Bu kararlar, yalnızca beş teğmenin kaderini değil, aynı zamanda TSK disiplin mevzuatının ve tören sonrası eylemlerin nasıl yorumlanacağına dair emsal teşkil edecek içtihat niteliği taşıyor.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Galeriler
-
4 yıl yurt dışında çalıştından sonra
-
Gelinim, torunlarım sözde “anneannelerini çok özledikleri” için beni bir haftalığına evlerine davet etti
-
Düğün gecemizde kocam beni otelde bıraktı
-
LİMONLU SU kullanırken KAÇINMANIZ GEREKEN 13 HATA
-
Eşim Öldükten Sonra Üç Çocuğumdan Kalacak Yer İstedim, Bana Kapısını Açan Oğluma Verdiğim Üçüncü Zarf Herkesi Ağlattı
-
Henüz 2 aylık Hamile İken, Eşi Askere Gitti.


